Gidemem.Com
Gidemem.Com
>
EdebiyaT
>
Edebiyat Dünyası
>
Şairler`in Hayatı & Şiirleri
>
Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
Kullanıcı Adı:
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Şifre:
Ana Sayfa
Yardım
Giriş Yap
Kayıt
Gidemem.Com
>
EdebiyaT
>
Edebiyat Dünyası
>
Şairler`in Hayatı & Şiirleri
>
Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
Sayfa: [
1
]
2
3
4
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Yazdır
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
:
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:27:43 »
Necip Fazıl Kısakürek (1905- 1983)
1905 yılının 25 Mayıs'ında İstanbul'da doğdu.
Necip Fazıl'ın çocukluğu mahkeme reisliğinden emekli büyükbabasının İstanbul Çemberlitaş'taki konağında geçti. Maraş’lı bir soydan gelen şair ilk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Heybeliada’daki Bahriye Mektebin'de (Askeri Deniz Lisesi) tamamladı. Lisedeki hocaları arasında dönemin pek çok ünlüleri vardı: Yahya Kemal Ahmet Hamdi(Akseki) İbrahim Aşki gibi...
İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten (1924) sonra gönderildiği Fransa'da Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde okudu. Paris'te geçen bohem günlerinden sonra Türkiye'ye dönüşünde Hollanda Osmanlı ve İş Bankalarında müfettiş ve muhasebe müdürü olarak çalıştı. Robert Koleji İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Ankara Devlet Konservatuarı Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde hocalık yaptı (1939-43). Sonraki yıllarında fikir ve sanat çalışmaları dışında başka bir işle meşgul olmadı.
Şairliğe ilk adımını on yedi yaşında iken annesinin arzusuyla başladı ve ilk şiirleri Yeni Mecmua'da yayımlandı. Milli Mecmua ve Yeni Hayat dergilerinde çıkan şiirleriyle kendinden söz ettirdikten sonra Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta çağdaşı şairlerin en önüne çıkararak edebiyat çevrelerinde büyük bir hayranlık ve heyecan uyandırdı. Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile en az öncekiler kadar takdir toplamayı sürdürdü.
Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur. Bohem hayatının en koyu rengiyle yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile tanışır ve bir daha ondan kopamaz.
Necip Fazıl'ın hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme rastlar. Tohum Para Bir Adam Yaratmak gibi piyesleri büyük ilgi görür. Bu eserlerden Bir Adam Yaratmak Türk tiyatrosunun en güçlü oyunlarındandır.
Necip Fazıl'ın şairliği ve oyun yazarlığı kadar önemli yönü çıkardığı dergilerle düşünce hayatımıza kattığı zenginlik ve bu dergilerde çıkan yazılarla sürdürdüğü mücadeledir. Haftalık Ağaç dergisi (193617 sayı) dönemin ünlü edebiyatçılarının toplandığı bir okul olmuştur. Büyük Doğu dergisinde çıkan yazılarıyla İsmet Paşa ve tek parti (CHP) yönetimine şiddetli bir muhalefet sürdürmesi sonucu hakkında açılan çok sayıda davada yüzlerce yıl hapsi istendi. 163. maddeye aykırı bulunan yazıları ve kimi zaman da bulunan bahanelerle birkaç yılda bir hapse mahkum oldu. Cinnet Mustatili adlı eserinde hapishane anıları yer alır.
Sık sık kapatılan ve çeşitli bahanelerle toplatılan Büyük Doğu'nun çıkmadığı sürelerde günlük fıkra ve çeşitli yazılarını Yeni İstanbul Son Posta Babıalide Sabah Bugün Milli Gazete Hergün ve Tercüman gazetelerinde yayımlandı. Büyük Doğu'da çıkan yazılarında kendi imzası dışında Adıdeğmez Mürid Ahmet Abdülbaki gibi müstear isimler kullandı. 1962 yılından itibaren de hemen hemen tüm Anadolu şehirlerinde verdiği konferaslarla büyük ilgi topladı. Başta İdeologya Örgüsü (1959) olmak üzere düşünce eserleriyle kültür hayatımıza verdiği büyük hizmet diğer tüm yönlerini bile geride bırakacak üstünlüktedir.
1980'de Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü'nü 'İman ve İslam Atlası' adlı eseriyle fikir dalında Milli Kültür Vakfı Armağanı'nı (1981) Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü'nü (1982) almıştır. Ayrıca Türk Edebiyatı Vakfı'nca 1980'de verilen beratla 'Sultan-üş Şuara' (Şairlerin Sultanı) ünvanını kazanmıştır.
Necip Fazıl Kısakürek 1983 yılının (doğduğu gün olan) 25 Mayıs'ında vefat etti.
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:25:53 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #1 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:28:12 »
Ayrılık Vakti
Akşamı getiren sesleri dinle
Dinle de gönlümü alıver gitsin
Saçlarımdan tutup kor gözlerinle
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin
Güneşle köye in beni bırak da
Küçüle küçüle kaybol ırakta
Su yolu dönerken arkana bak da
Köşede bir lahza kalıver gitsin
Ümidim yılların seline düştü
Saçının en titrek teline düştü
Kuru yaprak gibi eline düştü
İstersen rüzgara salıver gitsin
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:26:11 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #2 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:28:47 »
Aynalar
Aynalar bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karşıma
Başımın tokmağı indi başıma.
Suratımda her suç bir ayrı imza
Benmişim kendime en büyük ceza!
Ey dipsiz berraklık ulvi mahkeme!
Acı hapsettiğin sefil gölgeme!
Nur topu günlerin kanına girdim.
Kutsi emaneti yedim bitirdim.
Doğmaz güneşlere bağlandı vade;
Dişlerinde köpek nefsin irade.
Günah günah hasad yerinde demet;
Merhamet suçumdan aşkın merhamet!
Olur mu dünyaya indirsem kepenk:
Gözyaşı döksem Nuh tufanına denk?
Çıkamam aynalar aynalar zindan.
Bakamam aynada aynada vicdan;
Beni beklemeyin o bir hevesti;
Gelemem aynalar yolumu kesti.
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:26:27 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #3 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:29:09 »
Ölünün Odası
Bir oda yerde bir mum perdeler indirilmiş;
Yerde çıplak bir gömlek korkusundan dirilmiş.
Sütbeyaz duvarlarda çivilerin gölgesi;
Artık ne bir çıtırtı ne de bir ayak sesi...
Yatıyor yatağında dimdik upuzun ölü;
Üstü boynuna kadar bir çarşafla örtülü.
Bezin üstünde ayak parmaklarının izi;
Mum alevinden sarı baygın ve donuk benzi.
Son nefesle göğsü boş eli uzanmış yana;
Gözleri renkli bir cam mıhlı ahşap tavana.
Sarkık dudaklarının ucunda bir çizgi var;
Küçük bir çizgi küçük titreyen bir an kadar.
Sarkık dudaklarında asılı titrek bir an;
Belli ki birdenbire gitmiş çırpınamadan.
Bu benim kendi ölüm bu benim kendi ölüm;
Bana geldiği zaman böyle gelecek ölüm…
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:26:46 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #4 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:29:29 »
Beklenen
Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar?
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:27:01 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #5 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:29:56 »
Bekleyen
Sen kaçan bir ürkek ceylansın dağda
Ben peşine düşmüş bir canavarım!
İstersen dünyayı çağır imdada;
Sen varsın dünyada bir de ben varım!
Seni korkutacak geçtiğin yollar
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar
Enseni yakacak ateş nefesim.
Kimsesiz odanda kış geceleri
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri
De ki: Rüzgâr değil odur haykıran!
Göğsümden havaya kattığım zehir
Solduracak bir gül gibi ömrünü.
Kaçıp dolaşsan da sen şehir şehir
Bana kalacaksın yine son günü.
Ölürsün... Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur beklerim.
Varılmaz hayale işaret diye
Toprağında bir taş olur beklerim...
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:27:16 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #6 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:30:21 »
Canım İstanbul
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava renk eda iklim;
O benim zaman mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak yalnız onda ermiş visale
Ve kavuşmuş rüyalar onda onda misale.
İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul
İstanbul...
Tarihin gözleri var surlarda delik delik;
Servi endamlı servi ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?..
Hayattan canlı ölüm günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...
O manayı bul da bul!
İlle İstanbul'da bul!
İstanbul
İstanbul...
Boğaz gümüş bir mangal kaynatır serinliği;
Çamlıca'da yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar
Perili ahşap konak koca bir şehir kadar...
Bir ses bilemem tanbur gibi mi ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir "Katibim"i...
Kadını keskin bıçak
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul
İstanbul...
Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk yedi sesten sayısız belirişler...
Eyüp öksüz Kadıkoy süslü Moda kurumlu
Adada rüzgar uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
Ana gibi yar olmaz İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar...
Gecesi sümbül kokan
Türkçesi bülbül kokan
İstanbul
İstanbul...
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:27:30 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #7 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:30:49 »
Çile
Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam
Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
Ve uçtu tepemden birden bire dam.
Gök devrildi künde üstüne künde...
Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!
Dediklerin çıktı ihtiyar bacı!
Sonsuzluk elinde bir mavi tülbent
Ok çekti yukardan üstüme avcı.
Ateşten zehrini tattım bu okun.
Bir anda kül etti can elmasımı.
Sanki burnum değdi burnuna (yok)un.
Kustum öz ağzımdan kafatasımı.
Bir bardak su gibi çalkandı dünya;
Söndü istikamet yıkıldı boşluk
Al sana hakikat al sana rüya!
İşte akıllılık işte sarhoşluk!
Ensemin örsünde bir demir balyoz
Kapandım yatağa son çare diye.
Bir kanlı şafakta bana çil horoz
Yepyeni bir dünya etti hediye.
Bu nasıl bir dünya hikâyesi zor;
Mekânı bir satıh zamanı vehim.
Bütün bir kainat muşamba dekor
Bütün bir insanlık yalana teslim.
Nesin sen hakikat olsan da çekil!
Yetiş körlük yetiş takma gözde cam!
Otursun yerine bende her şekil;
Vatanım sevgilim dostum ve hocam!
.........................................
.........................................
.........................................
.........................................
Aylarca gezindim yıkık ve şaşkın .
Benliğim kazan ve aklım kepçe
Deliler köyünden bir menzil aşkın
Her fikir içimde bir çifte kelepçe.
Niçin küçülüyor eşya uzakta ?
Gözsüz görüyorum rüyada nasıl ?
Zamanın raksı ne bu yuvarlakta?
Sonu varmış onu öğrensem asıl ?
Bir fikir ki sıcak yarada kezzap
Bir fikir ki beyin zarında sülük.
Selâm selam sana haşmetli azap;
Yandıkça gelişen tılsımlı kütük.
Yalvardım: Gösterin bilmeceme yol!
Ey yedinci kat gök esrarını aç!
Annemin duası düşte perde ol!
Bir asâ kes bana ihtiyar ağaç.
Uyku katillerin bile çeşmesi;
Yorgan Allahsıza kadar sığınak
Teselli pınarı sabır memesi;
Size şerbet bana kum dolu çanak.
Bu mu rüyalarda içtiğim cinnet
Sırrını ararken patlayan gülle?
Yeşil asmalarda depreniş şehvet;
Karınca sarayı kupkuru kelle....
Akrep nokta nokta ruhumu sokmuş.
Mevsimden mevsime girdim böylece
Gördüm ki ateşte cımbızda yokmuş.
Fikir çilesinden büyük işkence.
..........................................
..........................................
..........................................
..........................................
Evet her şey ben de bir gizli düğüm
Ne ölüm terleri döktüm nelerden!
Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm
Yetişir çektiğim mesafelerden!
Ufuk bir tilkidir kaçak ve kurnaz.
Yollar bir yumaktır uzun dolaşık
Her gece rüyamı yazan sihirbaz
Tütüyor önümde mavi bir ışık.
Büyücü büyücü ne bana hıncın?
Bu kükürtlü duman nedir inimde ?
Camdan keskin kıldan ince kılıcın
Bir zehirli kıymık gibi beynimde.
Lügat bir isim ver bana halimden ;
Herkesin bildiği dilden bir isim!
Eski esvaplarım tutun elimden
Aynalar söyleyin bana ben kimim?
Söyleyin söyleyin ben miyim yoksa
Arzı boynunuzda taşıyan öküz?
Bela mimarının seçtiği arsa ;
Hayattan muhacir eşyadan öksüz?
Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı
Bir zerreciğim ki Arş ' a gebeyim
Dev sancılarımın budur kaynağı!
Ne yalanlarda var ne hakikatta .
Gözümü yumdukça gördüğüm nakış
Boşuna gezmişim yok tabiatta.
İçimdeki kadar iniş ve çıkış.
..........................................
..........................................
..........................................
..........................................
Gece hendeğe düşercesine
Birden kucağına düştüm gerçeğin.
Sanki erdim çetin bilmecesine
Hem geçmiş zamanın hem geleceğin.
Açıl susam açıl! Açıldı kapı;
Atlas sedirinde mavera dede.
Yandı sırça saray ilahi yapı
Binbir avizeyle uçsuz maddede.
Atomlarda cümbüş donanma şenlik
Ve çevre çevre nur çevre çevre nur.
İçiçe mimari içiçe benlik
Bildim seni ey Rab bilinmez meşhur!
Nizam köpürüyor med vakti deniz
Nizam köpürüyorta çenemde su.
Suda bir gizli yol pırıltılı iz
Suda ezel fikri ebed duygusu.
Kaçır beni ahenk al beni birlik
Artık barınamam gölge varlıkta
Ver cüceye onun olsun şairlik
Şimdi gözüm büyük sanatkarlıkta
Öteler öteler gayemin malı
Mesafe ekinim zaman madenim
Gökte samanyolu benim olmalı ;
Dipsizlik gölünde inciler benim.
Diz çök ey zorlu nefs önümde diz çök
Heybem hayat dolu deste ve yumak
Sen bütün dalların birleştiği kök
Biricik meselem sonsuza varmak.
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:27:47 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #8 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:31:09 »
Azgin Deniz
Hangi hissin parmagi dokundu ki derine
Düstü bir gizli alev salkimi icerine?
Hangi kabus basti ki seni uykularinda
Birdenbire cehennem kaynadi sularinda?
Örtüldü bastan basa tenin beyaz bir terle
Duman duman yayilan incecik köpüklerle.
Hangi dert kaldi söyle bagrina üsüsmeyen
Hangi ölüm sarkisi bu dilinden düsmeyen?
Hangi öfkeyle yüzün böyle karisti yer yer
Sana yan mi baktilar bir sey mi söylediler?
Bir sey dinleme artik artik birsey dinleme!
Cagir bütün günahkar ruhlari cehenneme!
Karsina sahil kaya insan kim cikarsa vur!
Vur basina alemde kör sagir ne varsa vur!
Sal her taraftan dagdan gökten pencereden sal!
Nihayet kala kala dünyada tek kisi kal!
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:28:02 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #9 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:31:29 »
Otel Odalarında
Bir merhamettir yanan daracık odaların
İsli lambalarında isli lambalarında.
Gelip geçen her yüzden gizli bir akis kalmış
Küflü aylarında küflü aynalarında.
Atılan elbiseler boğazlanmış bir adam
Kırık masalarında kırık masalarında.
Bir sırrı sürüklüyor terlikler tıpır tıpır
İzbe sofralarında izbe sofralarında.
Atıyor sızıların çıplak duvarda nabzı
Çivi yaralarında çivi yaralarında.
Duyuluyor zamanın tahtayı kemirdiği
Tavan aralarında tavan aralarında.
Ağlayın aşinasız sessiz can verenlere
Otel odalarında otel odalarında.
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:28:20 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #10 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:32:01 »
Destan
Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam kollarımı makas gibi açarak:
Durun durun bir dünya iniyor tepemizden
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden
Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet;
Alevler içinde ev üst katında ziyafet!
Durum diye bir laf var buyurun size durum;
Bu toprak çirkef oldu bu gökyüzü bodrum!
Bir şey koptu benden şey her şeyi tutan bir şey.
Benim adım Bay Necip babamınki Fazıl Bey
Utanırdı burnunu göstermekten sütninem
Kızımın gösterdiği kefen bezine mahrem.
Ey tepetaklak ehram başı üstünde bina;
Evde cinayet tramvay arabasında zina!
Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;
Barajlar yıkan şarap sebil üstüne sebil!
Ve ferman kumardaki dört kralın buyruğu:
Başkentler haritası yerde sarhoş kusmuğu!
Geçenler geçti seni uçtu pabucun dama
Çatla Sodom-Gomore patla Bizans ve Roma!
Öttür yem borusunu öttür öttür borazan!
Bitpazarında sattık kalkamaz artık kazan!
Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın kefenimin kefili karaborsa!
Kubur faresi hayat meselesiz gerçeksiz;
Heykel destek üstünde benim ruhum desteksiz.
Siyaset kavas ilim köle sanat ihtilaç;
Serbest verem ve sıtma; mahpus gümrükte ilaç.
Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;
Bahset tarih balığın tırmandığı kavaktan!
Bak arslan hakikate ispinoz kafesinde;
Tartılan vatana bak dalkavuk kefesinde!
Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık ne yaptılar mukaddes emaneti?
Ah! küçük hokkabazlık sefil aynalı dolap;
Bir şapka bir eldiven bir maymun ve inkılâp!
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:28:39 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #11 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:32:58 »
Zindandan Mehmet'e Mektup
Zindan iki hece.Mehmed'im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı?... Belki... Daha ölmedim!
Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...
Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak.
Ne ayak dayanır buna ne tırnak!
Bir âlem ki gökler boru içinde!
Akıl olmazların zoru içinde
Üstüste sorular soru içinde:
Düşün mü konuş mu sus mu unut mu?
Buradan insan mı çıkar tabut mu?
Bir idamlık Ali vardıasıldı;
Kaydını düştüler mühür basıldı.
Geçti gitti birkaç günlük fasıldı.
Ondan kalan boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...
Müdür bey dert dinler bugün "maruzat"!
Çatık kaş... Hükümet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş kim eder azat?
Anlamaz; yazısız pulsuz dilekçem...
Anlamaz! ruhuma geçti bilekçem!
Saat beş dedi mi bir yırtıcı zil;
Sayım var maltada hizaya dizil!
Tek yekun içinde yazıl ve çizil!
İnsanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik mintanlarla et.
Somurtuş ki bıçak nara ki tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccademin yönünde şefkât;
Beni kimsecikler okşamaz madem;
Öp beni alnımdan sen öp seccadem!
Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim senelik paydan!
Zindanda dakika farksızdır aydan.
Karıştır çayını zaman erisin;
Köpük köpük duman duman erisin!
Peykeler duvara mıhlı peykeler;
Duvarda başlardan yağlı lekeler.
Gömülmüş duvara baş baş gölgeler...
Duvar katil duvar yolumu biçtin!
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin!
Sükut...Kıvrım kıvrım uzaklık uzar;
Tek nokta seçemez dünyadan nazar.
Yerinde mi acep ölü ve mezar?
Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç var da kalan biz miyiz?
Ses demir su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir
Ne gelir ki elden kader bu emir...
Garip pencerecik küçük daracık;
Dünyaya kapalı Allaha açık.
Dua dua eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta gök parçalanmış.
Gözyaşı bir tarla hep yoncalanmış...
Bir soluk bir tütsü bir uçan buğu;
İplik ki incecik örer boşluğu.
Ana rahmi zahir şu bizim koğuş;
Karanlığında nur yeniden doğuş....
Sesler duymaktayım: Davran ve boğuş!
Sen bir devsin yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa dimdik doğrul ve sevin!
Mehmed'im sevinin başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın elbet bizim elbet bizimdir!
Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir!
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:28:56 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #12 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:33:31 »
Kaldırımlar
Sokaktayım kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa karışan noktasında
Sanki beni bekleyen bir hayâl görüyorum.
Kara gözler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.
Kaldırımlar çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar duyulur ses kesilince sesi;
Kaldırımlar içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum.
Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim yol gitsin ben gideyim yol gitsin;
İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler.
Tak tak ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim;
Örtün üstüme örtün serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya
Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi...
Başını bir gayeye satmış kahramanlar gibi
Etinle kemiğinle sokakların malısın!
Kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!
Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri
Erimiş ruhlarınız bir derdin potasında.
Senin gölgeni içmiş onun gözbebekleri;
Onun taşı erimiş senin kafatasında.
İkinizin de ne eş ne arkadaşınız var;
Sükut gibi münzevi çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da hangi diyar olsa götürürsünüz.
Yağız atlı süvari koştur atını koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur
Ne senin anladığın kadar kaldırımları.
Bir esmer kadındır ki kaldırımlarda gece
Vecd içinde başı dik hayâlini sürükler.
Simsiyah gözlerine bir an gözüm değince
Yolumu bekleyen genç haydi düş peşime der.
Ondan bir temas gibi rüzgâr beni bürür de
Tutmak tutmak isterim onu göğsüme alıp.
Bir türlü yetişemem fecre kadar yürür de
Heyhat o bir ince ruh bense etten bir kalıp.
Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım;
Onu bir başkasına ram oluyor sanırım
Görsem pencerelerde soyunan bir karaltı.
Varsın bugün bir acı duymasın gözyaşımdan;
Bana rahat bir döşek serince yerin altı
Bilirim kalkmayacak bir yâr gibi başımdan.
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:29:09 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #13 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:33:57 »
SaÇların
Saçların çırılçıplak omuzlarından aksın
Mermer üzerinden geçen su gibi.
İçinde engin bir his duyacaksın
Yaz vaktinin gündüz uykusu gibi.
Saç tel tel örtüler hep tül tül düşer
Gözümün değdiği yerlere gül düşer
Sonunda sana da bir gönül düşer
Gölümün şimdiki duygusu gibi.
Dillerde dökülüp sayılır saçın
Sıcak nefeslerle bayılır saçın
Bir tütsüdür kalbe yayılır saçın
Kararan gözlerin buğusu gibi.
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:29:22 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
ReckLeSs
kayIp Cehennem meLeqi
OnurSaL Üye
Teşekkür 36
Çevrimdışı
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7599
Konu Sayısı: 258
~ farkındaLıqımSın ~
Ynt: Necip FazıL KıSakürek KöşeSi
«
Yanıtla #14 :
Kasım28 28 Kasım 2008, 16:34:41 »
GenÇLiĞe Hitabe
Bir gençlik bir gençlik bir gençlik...
"Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!" şuurunda bir gençlik...
Devlet ve milletinin 7 asırlık hayatında dört devre...
Birincisi iki buçuk asır... Aşk vecd fetih ve hakimiyet...
İkincisi üç asır... Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet...
Üçüncüsü bir asır... Allahın Kur'an'ında "belhümadal - hayvandan aşağı" dediği cüce taklitçilere ve batı dünyasına esaret... Ya dördüncüsü ?...
Son yarım asır!.. İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle madde plânında kurtarıldıktan sonra ruh plânında ebedi helake mahkumiyet...
İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören... Bunları yükseltici aşk süründürücü satıhçılık çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi evet şimdi...
Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilakı yeni bir şafak fışkırışını gözleyen bir gençlik...
Gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle bütün "dikey"leri "yatay" hale getirecek bir çığlık kopararak "mukaddes emaneti ne yaptınız?" diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik...
Dininin dilinin beyninin ilminin ırzınınevinin kininin kalbinin dâvacısı bir gençlik...
Halka değil Hakka inanan meclisinin duvarında "Hakimiyet Hakkındır" düsturuna hasret çeken gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik...
Emekçiye "Benim sana acıdığım ve seni koruduğum kadar sen kendine acıyamaz kendini koruyamazsın.! Ama sen de zulüm gördüğün iddiasıyla kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başı boş bırakılamazsın!" diyecek...
Kapitaliste ise "Allah buyruğunu ve Resul emrini kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın!" ihtarını edecek...Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin aşkınavecdine diyalektiğine estetiğine irfanına idrâkine sahip bir gençlik...
Bir buçuk asırdır türlü buhranlar içinde yanıp kavrulan ve bunca keşfine rağmen başını yarasalar gibi taştan taşa çalarak kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığı Türk'ün de yine bir buçuk asırdır işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi o mübarek oluş sırrını her sistem ve mezhebe ortada ne kadar illet varsa devasının ve ne kadar cennet hayâli varsa hakikatininİslâmda olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna İslâm âlemine ve bütüıı insanlığa model teşkil edecek bir gençlik...
"Kim var?" diye seslenilince sağına ve soluna bakmadan fert fert "ben varım!" cevabını verici her ferdi "benim olmadığım yerde kimse yoktur!" fikrini besleyici bir dâva ahlakına kaynak bir gençlik...
Can taşıma liyakatini canların canı uğrunda can vermeyi cana minnetsayacak kadar gözü kara ve o nispette usule stratejiye uygun bir gençlik...
Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin; ve gerçek kahramanlık mâdeniyle sahtesini ayırdetmekte kuyumcu ustası bir gençlik...
Bugün komik üniversitesi hokkabaz profesörü yalancı ders kitabı demagog politikacısıçıkartma kâğıdı şehri muzahrafat kanalı sokağı takma diş fabrikası fuhuş albümü gazetesimümin zindanı mâbedi temeli yıkık ailesi hasılı kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldağı zehirli tesiri üzerinden atabilecek kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek destanlık bir meydan savaşı içinde ve bu savaşı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik...
Annesi babası ninesi ve dedesi de içinde olsa gelmiş ve geçmiş bütün eski mümin nesillerden hiçbirini beğenmeyecek onlara "siz güneşi ceplerinizde kaybetmiş marka müslümanlarısınız !Gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi!" diyecek ve gerçek müslümanlığın "nasıl" ını ve "ne idüğü" nü her haliyle gösterecek bir gençlik...
Tek cümleyle Allahın kâinatı yüzü suyu hürmetine yarattığı Sevgilisinin fezâyı bütün yıldızlariyle manto gibi saran mukaddes eteğine tutunacak ve O'ndan başka hiçbir tutamakdayanak sığınak tanımayacak ve O'nun düşman larını ancak kubur farelerine lâyık bir muameleye tâbi tutacak bir gençlik...
İşte bu gençliği bu gençliğin ilk filizlerini karşımda görüyorum.Şekillenmesibillurlaşması için 30 küsur yıldır devrimbazlık kodamanların viski çektiği kamış borularla kalemime ciğerîmden kan çekerek yırtındığım paralandığım ve zindanlarda süründüğüm bu gençlik karşısında uykusuz susuz ekmeksiz başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allaha hamd etme makamındayım. Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil!
Allahın selâmı üzerine oIsun...
Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!
Ey kahbe rüzgâr artık ne yandan esersen es!..
«
Son Düzenleme: Mart17 17 Mart 2009, 01:29:35 Gönderen: D£m
»
Logged
SevqiyLe yoquruLmamı$Sa yüreqin...
Tekkede manaSTırda eremezSin...
ßir kez qercekTen Sevdin my ßu dünyada...
CenneTin, Cehennemin üSTündeSin...
Sayfa: [
1
]
2
3
4
Yukarı git
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Gidemem Forum
-----------------------------
=> Forum Kuralları !!
=> Duyurular-Forum Yenilikleri - İstekleriniz - Görüşleriniz
=> Sen Yenisin Galiba ?
=> Gidemem Üye Yorumları
=> Gidemem Anketleri
=> YarIŞmaLarımız
-----------------------------
.:gidemem Cafe :.
-----------------------------
=> Gidemem Sohbet Odası
=> Forum Oyunları
=> Paylaşmak istedim
===> İtiraf Ediyorum
===> Nefret Ediyorum
=> Korku Tüneli
=> Serbest Kürsü
=> TarTıŞaLıM
=> Gidemem GünLük
===> Günün Resmi
===> Günün Videosu
===> Günün Şiiri
===> Günün Sözü
=> Tebrikler / Kutlamalar / Taziyeler
-----------------------------
EdebiyaT
-----------------------------
=> Edebiyat Dünyası
===> Halk Kahramanlarımız/Biyografi ve tanıtımlar
===> Halk Ozanlarımız
===> Şairler`in Hayatı & Şiirleri
===> Kitaplar
=> GörüntüLü ŞiirLer
===> Resimli Şiirler
===> Müzikli resimLi Şiir
===> Flash Çalışmaları
=> Duyguların DiLi
=> Felsefe
===> Felsefe Tarihi
===> Felsefe Akımları
===> Filozoflar
=> Düz yazı
===> Makaleler
===> Hikâyeler
=> Özlü Sözler
===> Atasözleri ve Deyimler
-----------------------------
Hertelden
-----------------------------
=> Türkiye
===> Ege Bölgesi
===> Marmara Bölgesi
===> İçanadolu Bölgesi
===> Akdeniz Bölgesi
===> Karadeniz Bölgesi
===> Doğu Anadolu Bölgesi
===> Güneydoğu Anadolu Bölgesi
=> Tarih
===> Türk Tarihi
===> Osmanlı Tarihi
===> Cumhuriyet Tarihi
===> Mitoloji
===> Uygarlıklar
=> Dünyadan Görülmesi gereken yerler
===> ilginç mekanlar
=> Atatürk KöşeSi
=> Canlilar Dünyası
===> Bitkiler
===> Şifalı Bitkiler
=> Astroloji ve Rüya Tabirleri
===> Rüya Tabirleri
===> Burçlar
=> Motorlu Araçlar ve Modifiye
===> Tuning & Modifiye
===> Genel Bilgiler
===> Video ve Fotograflar
-----------------------------
.:::Eğlence:::.
-----------------------------
=> Komedi Dükkânı
===> Fıkralar
===> Komik Resimler
===> Komik Yazılar
===> Gidemem Karikatürleri
===> Karikaturler
=> Sinema ve Tv Dünyası
===> Sinema
===> diziLer,programlar
=====> ..Aynadaki Düşman Dizisi..
=> Ünlülerin BiyografiLeri & Resimleri
===> NostaLji
===> Biyografiler
===> Güzeller
===> Yakışıklılar
=> Zekâ Oyunları & Bulmaca& Flaşh Oyunlar
=> Knight OnLine
===> Pk Videoları
===> Hile Bölümü
===> Private Serverlar
===> Screen Shoots
===> Knight Online Bilgi Paylaşım
-----------------------------
Fotoğraf Video Animasyon
-----------------------------
=> Fotoğraf Galerisi
===> Kendi Objektifimden
===> İlginç Resimler
===> HareketLi ResimLer
===> Masaüstü Resimleri
=> VideoLar
===> Müzik Videoları
=====> Nostalji müzik videoları
=====> Türkçe Şarkı Sözleri
=====> Yabancı Şarkı Sözleri
=====> AnimasyonLar
===> Komik VideoLar
===> Halk Danslarımız/Modern DansLar ve DiğerLeri
-----------------------------
Hayata DaiR
-----------------------------
=> Sağlık
===> Erkek Sağlığı
===> Kadın Sağlığı
===> İnsan psikolojisi
===> Çocuk Gelişimi ve Çocuk Sağlığı
=> Alternatif Tıp ve Zayıflama
=> Erkeklere Özel
===> Moda ve Giyim
===> Bakım
===> Erkekçe Haller
=> Bayanlara Özel
===> Evliliğe Dair Herşey
===> Moda ve Giyim
===> Takı & Aksesuar
===> Diyet ve Spor
===> Cilt bakımı ve Makyaj
===> Dikiş,Nakış,Elişi,Örgü ve Beceri
===> Dedikodu
===> Pratik Bilgiler
===> Dekorasyon
=> Hobiler
-----------------------------
..::::Gidemem MuTfagı:::..
-----------------------------
=> Yemek Dünyası
===> Et Yemekleri
===> Sebze Yemekleri
===> Deniz Ürünleri
===> Çorbalar
===> Makarnalar-Pilavlar
===> Dünya Mutfağından
=> SaLaTa, Meze & SosLar
===> Turşu ve Konserveler
===> ReceL ve Marmelatlar
=> Hamur iSLeri TatLıLar
===> BörekLer,tuzLuLar
===> Tatlılar
===> İçecekler
===> püf noktalar, bilgiler
-----------------------------
..::: İSLam :::..
-----------------------------
=> Yüce Dinimiz İslam
===> ÖneriLer
===> Dini yazılar makaleler
===> İslam Tarihi
===> Dünya Dinleri
=> Kuran-ı Kerim
===> Tefsir & MeaL
===> Dua Ediyorum
=> Peygamber Efendimiz (s.a.v.)
===> Peygamberlerin Hayatları
===> Sahabe Efendilerimiz ve Evliyalar
=====> Hanım Sahabeler
===> Hadis-i Şerifler
=> ÖLüm , Kaßir , KıyameT
===> Kıyamet ALàmeTLeri
=> Kıssadan Hisseler, Dini Resimler , İlahiler
===> Kıssadan Hisseler
===> SiirLer-İLahiLer
===> Dini Videolar
===> Dini Resimler
-----------------------------
.:!:Haberin Merkezi:!:.
-----------------------------
=> Haberin Merkezi
===> Türkiyeden Haberler
===> Ekonomi Haberleri
===> Dünyadan Haberler
===> Magazin Haberleri
=> Genel Spor Haberleri
===> Beşiktas
===> Galatasaray
===> Fenerbahce
===> Trabzonspor
===> Anadolu Kulüpleri
-----------------------------
.:::Teknik Servis:::.
-----------------------------
=> Bilgisayar Genel Bilgiler
===> Bilgisayar Programlama Dilleri
=====> Asp
=====> c / c++ / c#
=====> Visual basic
=====> Delphi
=====> diğer ..
===> Bilgisayar Sorun ve Çözümleri
=> Program Paylaşım
===> Program İstekleri & Önerileriniz
===> Resimli Program Anlatımları
===> Grafik Tasarım Programları
===> Msn Destek
=====> Msn ProgramLarı
=> Cep Telefonları
===> Cep telefonu modelleri
===> Cep Programları
=> irc & destek % paylasım
-----------------------------
Eğitim Dökümanları
-----------------------------
=> Eğitim / Tüm Dersler
===> Matematik & Geometri
===> Türkçe & Dil Bilgisi
===> Coğrafya
===> Kimya
===> Biyoloji
===> Fizik
-----------------------------
.::.Geri Dönüşüm Kutusu:::.
-----------------------------
=> .::Çöp Tenekesi::.
Yükleniyor...