fazla değil iki sene önce beni bu yaptıkarıma kimse inandıramazdı.
adım çıkmışdı bir kere adım yaranazdı madrabazdı.
nice yıllar elim cebimde dolaştım o soğuk havalarda hiç unutulmazdı.
mesafe tanımayan bu koskocaman yüreğime kim dur diyebilir ki derdim.
canım pahasına seven bu bedenimi kim diz çöktürebilir ki derdim.
gururumu kim çiğnetebilir ki kim karşısında yalvartabilir ki derdim.
hepside boşmuş hayat senin beni sevmediğin gibi apaçık gerçekmiş.
sigar dumanıyla sohbet eder oldum sensizken biliyormusun
nekadar zor şu zalim ayrılık
ufacık tıkırtılarda sesini arar oldum
neden ulaşılamıyor sana heryer sessiz vede karanlık
kulaklarımda sözlerin yankılanıyor hala
unutmamak için o sözlerini tekrarlıyorum her gece.
gözlerimde hayalin hüküm sürüyor
gözkapaklarım artık eskisinde de fazla ağırlaşıyor
bedenim hala yenidoğan bebekler gibi kucağına muhtacım
ana kucağına muhtaç bebekler gibi kucağına muhtacım
her zerrem hala sen kokuyor
cenet bahçelerinin kokusu gibi kokuna muhtacım..
biliyormusun artık gemilere bile küser oldum
en son seninle beraber vapura bindiğimiz günden beri..
son cıgara paramı senle kabataşda metroya vermistik
söz vermiştik martılara vapurda simit ekmek atcakdık
denizin ortasında ürepericek üşüyünce sarılcakdık
gözünde kahverengi gözlüğün vardı
altında beyaz bir sortun altın sarısı üzeri açık bir sandaletin vardı
ne kadarda güzeldin öle...
herkes ya ya gemi limanında yada tren garında yolcusunu bekliyor..
ya ben neyapayım
hiç gelmiycek olan yolcumu bekliyorum
kavuşmalara muhtacım
o sarılmalarına muhtacım sıcaklığına muhtacım
çocuklardan daha çocuk bebeklerden daha fazla neşeliydik
salıncakda sallanıyorduk
gözbebeklerimizde aşkımız okuynuyordu..
söz vermiştik hani bir bedende tek olcakdık
aynı sarkıyı söliyip aynı melodi dinliycekdik
hayat masal değil di ama masalımızı biz aşkımızla yazcakdık hatırladın mı?
ölüm bile bizi ayıramıycak dı
şimdi bu sessizlik beni çok ürpertiyor
sesine açım sevgine susuzum
sana muhtacım birtanem..
sana muhtacım