Gidemem.Com
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
X-$ehzaDe-X
Administrator
OnurSaL Üye
*

Teşekkür 94
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3966

Konu Sayısı: 794

Zaaf ' ım Var Sana Susuyorum..


« : Haziran11 11 Haziran 2009, 13:32:26 »

SHAKESPEARE (1564-1616)


   1-William SHAKESPEARE, Stratford'ta doğmuştur. John Shakespeare adlı ticaretle uğraşan, hali vakti yerinde birinin oğludur. Shakespeare, sekiz kardeşin üçüncüsüdür. Çocukluğunda kasabasının okuluna gitmiş, orada biraz Latince öğrenmiş, babasının mali durumu bozulunca (1577) okumaya devam edemeyerek onun dükkanında çalışmış; yakın bir köyden hali vakti yerinde bir çiftçinin kızı olan ve kendisinden yedi-sekiz yaş büyük bulunan Anne Hathaway adlı bir kızla evlenmiş (1582), ondan üç çocuğu olmuş; nüfuzlu bir kişizadenin özel korusunda izinsiz olarak avlandığı için, onunla bozuşarak Stratford'tan ayrılmak zorunda kalmış, Londra'ya gitmiştir (1586).
   Shakespeare'in, Londra'da geçen hayatının ilk yıllarına (1586-1592) ait kesin bir bilgi yoktur. Önceleri, tiyatro kapılarında müşteilerin atlarını tutarak hayatını kazandığı, daha sonra aktörlük ettiği, birtakım eski piyesleri yenileştirdiği tahmin ediliyor.
   Shakespeare, eski eserleri zamanın ihtiyaçlarına göre yenileştirerek giriştiği tiyatro yazıcılığında yavaş yavaş ilerleyerek telif eserler vermeğe başlamış ve bir süre sonra en büyük tiyatro yazarlarından olmuştur.
   Shakespeare'in bağlı bulunduğu oyun kolu, ilkin Theatre adlı bir tiyatroda, daha sonra Globe tiyatrosunda oynanmıştır. Kraliçe Elizabeth'in ölümünden sonra yerine geçen I.James zamanında Shakespeare'in oyun kolu saray tarafından korunarak "Kralın Oyuncuları" adını almıştır (1603). Shakespeare, tiyatrodan epey para kazanmış, Stratford'da ev ve arazi alarak kasabanın eşrafı sırasına geçmiş, son yıllarında Stratford'a çekilmiş, son eserlerini orada yazmış ve orada ölmüştür.

   2-Shakespeare, dünyanın en büyük tiyatro yazarlarından sayılmaktadır. Hem dram hem de komedya türünde aynı başarıyı göstermiştir. Eserlerini nazımla veya nesirle, yahut da her iki anlatım yolunu bir arada kullanarak yazmıştır. Oyunlarının hepsi 5'er perde üzerine düzenlenmiş; her perde, gereğine göre, çeşitli tablolara ayrılmıştır. Yazar, insanoğlunun en incesinden en kabasına kadar, her türlü duygu ve tutkusunu sahnede canlandırmakta çok üstün bir başarı göstermiştir.

   3-Shakespeare'in  sağlığında, eserlerinin ancak on dört tanesi basılmıştır; bunlar kağıt tabakasının dörde katlanması ile meydana geldiği için "Quarto" diye anılır. Ölümünden sonra sahne arkadaşları tarafından bütün eserleri bir raya toplanarak yayınlanmıştır; bu baskı kağıt tabakasının ikiye katlanması ile meydana geldiği için "Folio" diye anılır.
   Eldeki oyunlarının sayısı 34 tanedir.
   Dramlarının en ünlüleri şunlardır: Romeo ve Juliet, Hamlet, Macbeth, Othello, Kral Lear, v.b.
   Komedyalarının en ünlüleri: Venedik Taciri, Yanlışlıklar Komedyası, Windsorlu Şen Kadınlar, v.b. dir.
   Bunlardan başka, iki manzum hikayesi (Venüs ile Adonis [1953] v.b.) ve Soneler (1609) i vardır.

HAMLET
Shakespeare'in en güzel eseri sayılan Hamlet'te öc alma tutkusu canlandırılmıştır. Shakespeare'den önce birkaç kere yazılmış olan Hamlet konusu, Yunan mitologyasında, babasının öcünü almak için annesi Klytaimestra ile onun ikinci kocası Aigisthos'u öldüren Orestes'in macerasını hatırlatmaktadır.
   [Hamlet, Danimarka prensidir. Amcası Claudius ile annesi Gertrude, elbirliği ederek babasını öldürmüşler, sonra da evlenerek tahta sahip olmuşlardır. Hamlet, bunu, babasının hayaletinden öğrenir. Öc almak isterse de tereddütler içindedir. Hayaletin doğru söyleyip söylemediğini anlamak için saraya gelen oyunculara babasının ölümünü tasvir eden bir temsil verdirir, temsil sırasında kralın bunalım geçirdiğini görünce artık şüphesi kalmaz. Kendisini deli imiş gibi gösterir...]

1- Aşağıdaki parça eserin en ünlü yerlerinden biridir.

Hamlet- Yaşamak mı yoksa ölmek mi, mesele bunda. Kör talihin sapanlarına, oklarına göğüs germek mi daha mertçe olur, yoksa kaygıların ummanına karşı silahlanıp onları yok etmek mi? Ölmek: uyumak. O kadar! Bir uykuya kalp üzüntüsünü, tabiatın bedene miras olarak verdiği binbir acıyı sona erdiriyoruz diyebilmek, candan, gönüden istenecek bir son olur. Ölmek:uyumak. Uyumak: belki de rüya görmek! Ya, dert orada: çünkü bu fani kalıbı üstümüzden sıyırıp attıktan sonra, o ölüm uykusunda kim bilir ne rüyalar görürüz düşüncesi bizi durmaya mecbur ediyor. Yaşamak felaketini uzatan, işte bu düşünce.Yoksa,-insan bir hançerle kendi işini kendi halledebilirken- zamanın sillesine, hakaretlerine, zalimin haksızlıklarına, kendini beğenmişin küstahlıklarına, karşılıksız kalan aşkın ıstırabına, kanun ihmaline, mevki sahibinin kibrine, sabırla gösterilen liyakatın değersizlerce hor görülmesine kim tahammül eder...
...

KUDRET, Cevdet (1977), Batı Edebiyatından Seçme Parçalar, İnkılâp ve Aka Kitabevleri, İstanbul.
Logged
NuR-î AyN
Administrator
OnurSaL Üye
*

Teşekkür 62
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7361

Konu Sayısı: 530

..Ahraz..


« Yanıtla #1 : Haziran11 11 Haziran 2009, 23:19:46 »

Sone 1

Artmasını isteriz en güzel varlıkların
Güzelliğin gül yüzü solmasın diye asla.
Bir güzel, yaşlanıp da göçünce bugün yarın
Anısı yaşar yine körpecik yavrusuyla:
Ama can yoldaşındır kendi parlak gözlerin.
Kendi ateşin besler ruhunun alevini:
Kıtlığa çevirirsin bolluğunu her yerin,
Kendi düşmanın gibi, ezersin can evini.
Şimdi sen yeryüzünün taptaze bir süsüsün,
Varlığın çiçek dolu bahardan müjde taşır,
Ama kendi koncanda ruhunla gömülüsün.
Pintiliğin arttıkça kendi sonun yaklaşır.
___Dünyaya acımazsan, oburlar gibi ancak
___Varlığın da mezar da güzelliği yutacak.



Sone 2

Kırk yılın kışı, güzel alnını kuşattı mı,
Kapladı mı yüzünü derin çukurlar artık,
Gençliğinin kibirli, süslü giyim kuşamı
Beş para etmez olur, hırpani yırtık pırtık:
O zaman sorarlarsa güzelliğin nerdedir,
Dinç ve şen günlerinin hazinesi ne oldu;
Dersen yuvaların çökmüş şu gözlerdedir,
Bencillik utancıyla israfa övgüdür bu.
Kavuşur güzelliğin çılgınca alkışlara
“Benim güzel çocuğum beni kurtarır,” dersen
“Ve yüzümü ağartır ben yaşlandıktan sonra,”
Güzelliğinin onda sürdüğünü göstersen.
___O, sen yaşlandığında yeniler varlığını,
___Soğuktan donan kanın duyar ısındığını.



Sone 3

Aynaya bak da şunu gördüğün yüze söyle:
Sıra gelmiştir artık bir taze yüz yapmana,
Güzelliğini hemen yenilemezsen şöyle,
Yeryüzü yoksun kalır, lânetlenir bir ana.
Hiçbir güzel var mı ki el sürülmemiş rahmi
Senin sürdüğün çiftin ekinini tepecek?
Sırf kendini sevmenin mezarını ister mi,
Geleceği ahmakça durdurur mu bir erkek?
Sen annenin aynası olmuşsun da o sende
Bulmuştur gençliğinin güzelim baharını;
Kendi dinç varlığınla görürsün pencerende
Kırışıklara rağmen, şu altın yıllarını.
___İstersin ki varlığın unutulsun ve bitsin,
___Bir kuru başına öl, izin de ölüp gitsin.



Sone 4

savurgan güzel,nedir bu kendini harcaman
senin mirasın olan güzellikleri böyle?
doğa temelli vermez ,ödünç verir her zaman
eli açık olana borç verir içtenlikle
böyle yanlış kullanmak olurmu güzel pinti
miras bırakman için sana bırakılanı?
kar etmeyen tefeci bu koskoca serveti
niye tüketiyorsun yaşatmak varken canı
meraklısın kendinle içli dışlı olmaya
bu tatlı benliğin sırf aldatmağa yarar
vaktin geldi diyerek seni çağırsa doğa
vereceğin hesapta elle tutulur ne var?
kullanmazsan gömülür güzellğin seninle
kullanırsan varisin olur da sürer gider böyle



Sone 5

Her gözün takıldığı o bir-içim-su yüzü
Özenle, incelikle yaratan şu saatler
Birer zalim olup da vurunca yaman gürzü
O eşsiz güzellikten kalmaz hiçbir hoş eser.
Durmak bilmeyen zaman, yaz’ı söküp götürür,
Yok eder iğrenç kışın kucağına atarak;
Özsu, ayazda donar, sağlam yapraklar çürür:
Güzellik kar altında, her yöne çıplak, çorak.
Özsuyu çiçeklerden çekip almamışsa yaz,
Cam duvarlar içine kapatmamışsa onu,
Güzel göçüp gidince güzellikten iz kalmaz:
Gelir, kendisi gibi, anılarının sonu.
___Özsuyu çekilmişse, kış gelince o çiçek
___Kupkuru kalsa bile, tatlı özü sürecek.
Logged

Black-Red
~PrenSeS~
OnurSaL Üye
*

Teşekkür 30
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 4213

Konu Sayısı: 102

● Bütün derdine çare; Yaradan!


« Yanıtla #2 : Haziran12 12 Haziran 2009, 17:25:58 »

SEVGİLİM
Ey sevgilim, nerelerde dolaşıyorsun böyle?
Geliyor seni candan seven aşığın dur onu dinle.
Elemi de, neşeyi de beste yapmış diline.
Uzaklaşma şirin yarim.
Yolculuklar ,aşıkların buluşmasıyla nihayetlenir.
Her tanrı kulu bunu bilir.

Aşk nedir? Ahret demek değildir her halde.
Çınlamalıdır neşesi bu anın yine bu anın kahkahalarıyla
Çünkü ne olacağı yarının meçhulümüzdür hala,
Boş yere vakit geçirmekten artık yoktur bir salah:
Öyle ise gel öp beni,genç ve tatlı sevgilim,
Ömrü pek azdır gençliğin.


             William Shakespeare
Logged

Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler
  ...
       



Her ağızda, her telde fânilik dırıltısı
Sonunda tek bir şarkı, tabutun gıcırtısı...





Unutulamazsın .. 1o.o7.2oo8 - o3.o4.2o1o
NuR-î AyN
Administrator
OnurSaL Üye
*

Teşekkür 62
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7361

Konu Sayısı: 530

..Ahraz..


« Yanıtla #3 : Mayıs07 07 Mayıs 2010, 14:12:19 »

66. Sone..

Vazgeçtim bu dünyadan ölüm paklar beni
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış
Ezilmiş, hor görülmüş emeği, göz nuru
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene
Doğruya doğru derken eğriye adın çıkmış
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen'e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama
Seni yalnız komak var ya o koyuyor adama..

Shakespeare..
Can Yücel cevirisi..
Logged

TUNA
Moderator
OnurSaL Üye
*

Teşekkür 56
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2247

Konu Sayısı: 348

.....Sustum Bilesin......


« Yanıtla #4 : Mayıs24 24 Mayıs 2010, 17:49:52 »

Bazen
Yıldızları süpürürsün farkında olmadan
Güneş kucağındadır, bilemezsin
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür
...Yüreğinde kuruludur orkestra, duymazsın
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun,anlamazsın
Uçar gider, koşsanda tutamazsın!..
Logged

.. Evet Yalnızım..
Sadece bunu Söyleyip Susmak İsterdim..
Edebiyen susmak
..Çünkü canım acıyor..
Konuştukça,arzuladıkça,özledıkçe,en kötüsü yaşadıkça Canım Acıyor.


Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye
İşte ben onlardan değilim
Ben sensiz de yaşarım;
...Ama seninle bir başka yaşarım...
TUNA
Moderator
OnurSaL Üye
*

Teşekkür 56
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2247

Konu Sayısı: 348

.....Sustum Bilesin......


« Yanıtla #5 : Mayıs27 27 Mayıs 2010, 11:53:40 »

Serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin.
Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz,
Yarına kalacaksa bugün olmaz.
Bütün mesele hazır olmakta.
...Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış,
Erken bırakmış ne çıkar,
Ne olacaksa olsun!..
Logged

.. Evet Yalnızım..
Sadece bunu Söyleyip Susmak İsterdim..
Edebiyen susmak
..Çünkü canım acıyor..
Konuştukça,arzuladıkça,özledıkçe,en kötüsü yaşadıkça Canım Acıyor.


Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye
İşte ben onlardan değilim
Ben sensiz de yaşarım;
...Ama seninle bir başka yaşarım...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Efsane atomic by Fakdordes & Moonsheald Çok Güzel Oyunlar| Resimler| Resimleri| Resimler|
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!